geçenlerde kaçak bahreyn çayı getirmiş bizim ocağın reyizi. taaaa bahreyn`in karlı dağlarından auuhaha. neyse reyiz sonra çuval çuval çay geldi ocağa koydum bizim elektrikli semavere. demledim böyle güzelce tavşan kanı desen değil bildiğin zombi kanı gibi simsiyah aynı zift gibi.
sen hiç zift gibi dem içtin mi reyiz ha? sorarım sana. ulan böyle saf, işlenmemiş çayı gidip demleyince bir yaprak kokusu sardı ocağı. ocağın bulunduğu binanın yanından geçenler kokusundan sarhoş olup, bayıltıcı gaz yemiş misali yerlere kapaklandılar. tabi benim bünye alışık olduğu için kokusu çarpmadı beni tamam mı reyiz? neyse sonra ulan bir de tadına bakayım şunun. baktım aga neyse sızıvermişim bir iki yudumdan sonra...
gözlerimi açtığımda uçsuz bucaksız bir çölün ortasındayım sonradan anladım ki orası gobi çölü`müş ulan bildiğin eski türk topraklarına gelmişim. etrafım atlılar sarılı, üstüme doğrultulmuş oklar ve yaylar ayrıyetten de kılıçlar... tırstım amk haliyle... eski türkçe dilinden bildiğim bir kaç kelimeyi söylesem de nafile attılar beni zindana. susuz bıraktılar... bir tas zift gibi demi çok gördüler bana. üstümde bir tutam kaçak bahreyn çayı buldum sonra yanı başımda da küçük bir kap işedim içine... çayı da atıverdim içine... çiş sıcak olduğundan anında demlendi... içiverdim kana kana öyle susamışım ki sidiğime muhtaç kalmışım =/ hem malum amerikan emperyalist filmlerde bu klişe çok kullanılır ya hani çölde bir başına kalır su bulamayıp sidiğini içer ha işte aynısı da ben rüyamda denedim auuhaha
sen hiç zift gibi dem içtin mi reyiz ha? sorarım sana. ulan böyle saf, işlenmemiş çayı gidip demleyince bir yaprak kokusu sardı ocağı. ocağın bulunduğu binanın yanından geçenler kokusundan sarhoş olup, bayıltıcı gaz yemiş misali yerlere kapaklandılar. tabi benim bünye alışık olduğu için kokusu çarpmadı beni tamam mı reyiz? neyse sonra ulan bir de tadına bakayım şunun. baktım aga neyse sızıvermişim bir iki yudumdan sonra...
gözlerimi açtığımda uçsuz bucaksız bir çölün ortasındayım sonradan anladım ki orası gobi çölü`müş ulan bildiğin eski türk topraklarına gelmişim. etrafım atlılar sarılı, üstüme doğrultulmuş oklar ve yaylar ayrıyetten de kılıçlar... tırstım amk haliyle... eski türkçe dilinden bildiğim bir kaç kelimeyi söylesem de nafile attılar beni zindana. susuz bıraktılar... bir tas zift gibi demi çok gördüler bana. üstümde bir tutam kaçak bahreyn çayı buldum sonra yanı başımda da küçük bir kap işedim içine... çayı da atıverdim içine... çiş sıcak olduğundan anında demlendi... içiverdim kana kana öyle susamışım ki sidiğime muhtaç kalmışım =/ hem malum amerikan emperyalist filmlerde bu klişe çok kullanılır ya hani çölde bir başına kalır su bulamayıp sidiğini içer ha işte aynısı da ben rüyamda denedim auuhaha