sonradan bozulduğunun ne kadar farkındasın? ya da bir bacağının diğer bacağından 3 cm kısa olmasına rağmen harp okuluna hangi cemiyet tarafından sokulduğunun? niçin bir zaman sonrasında devletle paylaşması gerekn bilgileri sadece ama sadece amaçlarına uygun olacağı için açıklamadığının ? ... diye gider bu
(bkz: cenk peksever)
Ahmet Cem Ersever, (d. 1950 Erzurum - ö. 1993 Ankara). Varlığı resmi kurumlarca onaylanmamış Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele adlı birimin kilit isimlerinden biri olan Jandarma subayı emekli binbaşı).
Cem Ersever, Güneydoğu Anadoluda PKK ile yapılan terörist ve istihbarat çalışmalarının tümünde yer almış, silahlı çatışmalara bizzat katılmış, tüm faaliyetleri yönetmiş, PKKya yardım ve yataklık eden kişi ve guruplarla irtibat kurmuş, bunları tam yetkiyle ve Komutanlığa doğrudan bağlı olarak yürütmüştür.
Ersever ile Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu arasındaki ilişki olduğu ve Erseverin Velioğlundan çok iyi istihbarat aldığı, avukatı Emin Emir (MHPnin eski lideri Alparslan Türkeşin de avukatı) tarafından ifade edilmiştir. Özellikle 1989-1990 yıllarında bu ikilinin çok sık görüştüğünden bahseden Emir, Erseverin o dönem Düşmanımın düşmanı dostumdur ilkesiyle hareket ettiğini ve ayrıca Hizbullahın devlet tarafından kurulduğuna dair Erseverden herhangi bir şey duymadığını da belirtmiştir.
Orgeneral Eşref Bitlisin şüpheli ölümünden sonra Mart 1993te bu olayı protesto etmek için askerlikten istifa etti ve Mayıs 1993 ayında Milliyet gazetesine faksladığı özgeçmişinde "1984 yılından bugüne kadar yapılan yanlışlar, ihanetler ve ugulamalar konusunda Türk kamuoyunun aydınlatılması gerektiğine inanıyor ve görüşmeler sonunda belirlenecek bir tarihde Türk basınıyla kamuoyu önünde Celal Talabaninin ihanetleri PKK ilişkileri, Güneydoğudaki gerçek durum, köy korucuları, itirafçılar, faili meçhul cinayetler hakkında ve bazı siyasilerin örgütsel konumları hakkında açıklamalarda bulunacağımı beyan ediyorum." [1] ve "Güneydoğu Anadoludaki olayların gerçekleri Türk milletinden gizleniyor" [2] dedikten birkaç ay sonra 4 Kasım 1993te elleri önden bağlanmış kafasına iki el ateş edilmiş cesedi, Ankara Elmadağ ilçesi çıkışında bulundu [3].
Cem Ersever, Güneydoğu Anadoluda PKK ile yapılan terörist ve istihbarat çalışmalarının tümünde yer almış, silahlı çatışmalara bizzat katılmış, tüm faaliyetleri yönetmiş, PKKya yardım ve yataklık eden kişi ve guruplarla irtibat kurmuş, bunları tam yetkiyle ve Komutanlığa doğrudan bağlı olarak yürütmüştür.
Ersever ile Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu arasındaki ilişki olduğu ve Erseverin Velioğlundan çok iyi istihbarat aldığı, avukatı Emin Emir (MHPnin eski lideri Alparslan Türkeşin de avukatı) tarafından ifade edilmiştir. Özellikle 1989-1990 yıllarında bu ikilinin çok sık görüştüğünden bahseden Emir, Erseverin o dönem Düşmanımın düşmanı dostumdur ilkesiyle hareket ettiğini ve ayrıca Hizbullahın devlet tarafından kurulduğuna dair Erseverden herhangi bir şey duymadığını da belirtmiştir.
Orgeneral Eşref Bitlisin şüpheli ölümünden sonra Mart 1993te bu olayı protesto etmek için askerlikten istifa etti ve Mayıs 1993 ayında Milliyet gazetesine faksladığı özgeçmişinde "1984 yılından bugüne kadar yapılan yanlışlar, ihanetler ve ugulamalar konusunda Türk kamuoyunun aydınlatılması gerektiğine inanıyor ve görüşmeler sonunda belirlenecek bir tarihde Türk basınıyla kamuoyu önünde Celal Talabaninin ihanetleri PKK ilişkileri, Güneydoğudaki gerçek durum, köy korucuları, itirafçılar, faili meçhul cinayetler hakkında ve bazı siyasilerin örgütsel konumları hakkında açıklamalarda bulunacağımı beyan ediyorum." [1] ve "Güneydoğu Anadoludaki olayların gerçekleri Türk milletinden gizleniyor" [2] dedikten birkaç ay sonra 4 Kasım 1993te elleri önden bağlanmış kafasına iki el ateş edilmiş cesedi, Ankara Elmadağ ilçesi çıkışında bulundu [3].
entry girebilmek için üye girişi yapmalısınız.
Üye değil misiniz? hemen kayıt olun.